Gebelerde bel ağrısı ve bel fıtığı

Hamilelerde, ne sıklıkla bel ağrısı bel fıtığı görülür?

Hamilelerin yaklaşık olarak yarısında bel ağrısı görülmektedir. Ortalama olarak her 5 hamileden 1’inde bu yakınmalar şiddetlidir. Ağrıların büyük çoğunluğu birinci 3 aydan sonra görülmektedir. Hamileler de bel fıtığı riski bir ölçü artmaktadır. Daha değerlisi bel fıtığı olduğu halde ömürlerini rahatlıkla sürdürebilen şahısların; gebeliğe bağlı olarak bu ıstıraplarının artış göstermesidir. Bu açıdan bel fıtığı olan anne adaylarının takibi değerlidir.

Gebelik ve bel ağrısı?

Hamilelerde birçok fizyolojik değişikler olmaktadır. Bizi ilgilendiren kısmı ise omurga sistemini üzerindeki etkileridir. Gebelikle birlikte bedensel gücünde ve hareket kabiliyetinde birçok değişiklikler olmaktadır. Hamilelerin, boyun, sırt, bel ve kalça ağrıları açısından dikkatle izlenmeleri gerekmektedir. Bu sayede öncelikli önlemler alınabilir. Bu badirelerin en aza indirilmesi annenin, doğum ve sonrasında daha rahat bir ömür sürmesine, hasebiyle bebeği ve ailesiyle ilgilerinin, daha sağlıklı kurulmasına fırsat verir.

Gebelikte bel ağrı bel fıtığı nedenleri?

Bel ağrısının birçok değişik nedene bağlanabilmektedir. Gebelikle birlikte, postür değişikliği, bel kavsinin artışı (lomber lordoz artışı), kilo alımı, hormonlar bu nedenlerden en önemli olanlardır.

Gebelikte, çok kilo alımı üzere tesir göstererek, bel fıtığı ve bel ağrısı oluşumunu tetiklemektedir. Gebelik müddetince çok kilo alınımını engellemek gerekmektedir. Diyetisyen ve bayan doğum uzmanının teklifleri doğrultusunda, protein yoğunluklu zerzevat ve meyve dayanaklı diet uygulanmalı; çok kilo alımına neden olabilecek tatlı üzere karbonhidrat içeren yiyeceklere dikkat edilmelidir.

Gebelikteki kilo alımı ile birlikte tartı merkezi değişecektir, böylece omurga üzerindeki bunun dağılımı ve istikrarı değişecektir. Bu da bel ağrısı ve bel fıtığının agreve olması biçiminde karşımıza çıkar. Çok yük binmesi ile diskin ve eklemlerin üzerindeki istikrarlı dağılım bozulacaktır. Böylelikle fıtıklaşma oluşumu gerçekleşebilecektir. Bel ağrısı ve kalçadan bacağa hakikat yayılan ağrı olarak tariflediğimiz siyatik bacak ağrısı ortaya çıkacaktır.

Bebeğin büyümesi doğumun gerçekleşebilmesi için beden kendi önlemlerini alır. Birtakım hormonlar aracılığıyla, kaslarda, eklemlerde ve bağ dokularda gevşeme sağlayarak hem bebeğin büyümesine hem de doğumun gerçekleşmesine müsaade verir. Bu durum, bel-bacak, sırt ve kalça ağrısının da karşımıza çıkmasına neden olmaktadır.

Bel fıtığında, hamilelerde, artan hormonların (Östrogen, Progesteron, Relaksin) tesiri de olmaktadır. Kaslarda ve eklemlerde gevşeme oluşturmaktadır. Eklemlerdeki gevşeme sırt, bel ve kalça ağrısı; kaslardaki gevşeme ayak da şişlik münasebetiyle bacak ağrısı, uyuşma ve hareket kabiliyetinin zorluğu olarak karşımıza çıkabilir.

Tedavi nasıldır ve ne vakit cerrahi?

Gebelerde ki bel fıtığına cerrahi çok nadiren uygulanmaktadır. Genellikle istirahat, ilaçla tedavi ve fizik tedavi önerilmektedir. Korse oluşturacağı basınç etkisinden dolayı önerilmez. Ağrı ve kas gevşetici ilaçların bebeğe ve anneye zararlı olmaması önemlidir. Kısa süreli ve en hızlı olarak vücuttan atılan ilaçlar seçilmelidir. Kadın doğum uzmanının önerileri dikkate alınmalıdır.

Basit egzersizler yapılabilir ancak yoğun sıcak uygulama, traksiyonlar ya da tens (Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) önerilmez. Lokal soğuk uygulamalar yapılabilir. Yüzme en iyi spor ve en etkin egzersiz sayılabilir. Yüzme ile bütün kas grupları dengeli bir şekilde çalışmış olurlar. Egzersizler, rutin ve düzenli olarak her gün uygulanmalıdır. Su masajı ve istirahat; etkili olabilecek ve kolay uygulanabilecek tedavi yöntemlerindendir. Uzun süreli oturmalar ve bel desteksiz oturuşlarda, omurga sistemindeki yükü artırıcı etkisinden dolayı önerilmemektedir.

Hangi görüntüleme yöntemleri uygulanır? Hangi hastaya cerrahi uygulanır?

Genellikle cerrahi önerilmez; yukarıdaki öneriler ile hastanın durumunda gelişme sağlanır. Fakat ileri derecede bel fıtığı olduğunda, dayanılamaz ağrılar, kuvvet kaybı ya da diğer nörolojik kayıpların (mesane-barsak problemleri) söz konusu olduğu durumlarda mikrodiskektomi yöntemi ile cerrahi girişim uygulanmaktadır. Magnetik Rezonans (MR) ile tanı konulup, epidural ya da genel anestesi altında yapılacak cerrahi girişimlerin sonuçları olumludur. Gebeliğin herhangi bir döneminde bu girişimler kontraendike değildir. Anne ve bebek için güvenilirdir. Tanı için en ideal görüntüleme yöntemi Magnetik Rezonans’tır . MR’ da radyasyon söz konusu olmadığı için bebeğe ya da anneye zararı olmamaktadır. Radyasyon etkisinden dolayı Bilgisayarlı tomoğrafi veya röntgen çekimi uygun değildir.

Bel fıtığı olan gebede doğum nasıl gerçekleştirilir?

Hafif derecede bel fıtığı olan gebeler normal doğum yapabilir. İlere derece bel fıtığı olan gebelerde ise doğumun sezeryan ile gerçekleştirilmesi önerilmektedir.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir